İlk Kamp Maceram


Herkese Merhaba !

Kamp yapmak…Belki şu yıla kadar ciddi ciddi düşünmediğim bir olaydı.2 senedir, yaz gelince İstanbul’dan kaçıp az da olsa rahatlamak için bir araya gelen 3 arkadaş bu yıl kendimizi kamp planları yaparken bulduk.Yolculuğa çıkmadan önce, heyecanımdan;  saatlerimi internette kamp ile ilgili makale okurken, youtube‘da video izlerken geçirdim.Her okuduğum yazıda her izlediğim videoda heyecan daha da artıyor, bir an önce yola çıkmak istiyordum.

Kamp için edinmemiz gereken her malzeme, kamp yapmamıza yaklaşmak için atmamız gereken bir adım gibiydi.Önce Decathlon‘dan 2 adet “Forclaz 2 Quechua” çadır ve kamp ışığı sonra da kamp bıçaklarımızı aldık.Kapitalizmin üstümüzdeki etkisi mi yoksa kamp olayının sadece bir muhabbet olmaktan çıkıp gerçekleşeceğinin bir göstergesi olduğundan mı emin değilim ama, çadırları aldıktan sonraki yaşadığım mutluluk ta unutulmazdı diyebilirim.

Ben, Burak ve Yasin öğleden sonra koyulduk yola.Bayram sonrası olduğundan İstanbul’dan çıkarken hiç trafiğe yakalanmadık ama Pazartesi günü İstanbul’a dönmeye çalışanlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Gökdelenlerin azalıp ayçiçek tarlalarının artmasıyla kendini göstermeye başlayan doğayı izlerken, 3 saatlik yolculuğumuzda keyifli ve rahat geçti.

Akşam 5 gibi kamp alanına geldiğimizde boydan boya tüm alanı dolaştık.Sahil kısmında çadırların iç içe olduğunu görünce insanları garipsemedim değil.Bazıları panayır çadırı büyüklüğünde yan yana sıkışmış çadırlarda insanların zevk alabilmesi garip geldi açıkçası.Biz de insanlardan uzak, sakin bir yer aradık ve bence bulduğumuz yer kamp alanının en güzel yeriydi.Burak’ın fotoğrafı kaldığımız yerin güzelliğini çok güzel gösteriyor :

enes beşinci kamp manzara orman deniz çadır

Kamp alanına geldiğimizde çadırları kurmadan önce biraz yüzelim dedik.Akşam 6 gibi girdiğimizden denizden çıkıp çadır kurmaya karar verdiğimizde güneş ışıkları çoktan gölgeleri uzatmış, hava kararmaya başlamıştı.Çadırları kurcağımız zemini taşlardan temizledik, tripod-kamerayı kurduk ve Burak’ın çadırı kurmaya başladık.Ancak malzemeleri çıkarınca fark ettik ki, çadırın dik durmasını sağlayan direklerden 12 tanesini bağlı olması gerekirken sadece 5 tanesi birbirine bağlı!İşte o zaman keşke aldığımız 2. çadırı da kontrol ettirseymişiz diye geçirdik içimizden.

Siz siz olun, isterseniz 10 çadır alın ama aldığınız ürünün malzemesini mutlaka kontrol ettirin.Decathlondaki görevli çok güler yüzlü olmasa da en azından somurtmadan bir çadırın kurulumunu ve malzemelerini göstermişti.Kamp maceranızda kötü süpriz istemiyorsanız, görevli nasıl davranırsa davransın kontrol etmeyi/ettirmeyi unutmayın.

Burak polleri birbirine geçirmeye çalışırken biz de hızlı olmak adına diğer çadırımızı kurduk.Çadırı kurduktan sonra zaten etrafta güneş ışığı namına birşey kalmamıştı.Biz de elimizde ne kadar fener varsa, çadır alanını aydınlatmaya başladık.Sabırlı bir ip geçirme sürecinden sonra Burak polleri tamamlamıştı.Çadırını da kısa sürede kurduk.

Akşam vakti, karınlar acıkmış.Ateş yakmamız lazım ancak çadır kurmaktan odun toplamaya fırsat kalmamış.Şansımıza daha önceden başkalarının topladığı odunlara denk geldik.Çevredekileri de toplayıp bir güzel kamp ateşimizi yaktıktan sonra sucukları kızartmaya başladık.Karanlık gecede, yaktığımız kamp ateşinin yanında şehir ışıklarına bakarken, Into The Wild filmindeki bir sahnenin içinde hissettim kendimi.Korna seslerinden uzakta; kamp ateşi, deniz ve çekirge seslerinin içerisinde o huzuru bulunca doğadan ne kadar koptuğumuzu ve doğaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu anladım.

ilk gece kamp ateş arkadaş enes beşinci çadır orman deniz

Sabah olunca da gözlerinizi mükemmel bir manzaraya karşı açınca ayrı bir mutlu oluyorsunuz.Tabii yemek için genelde ateşe ihtiyaç duyuyor ve bunun için de odun toplamanız gerekiyor.Burak da aramızda en erken kalkan olduğu için sabah beraber odun toplamaya gidiyoruz.Dönüş yolunda geldiğimiz yönü kaybedip minik bir kaybolma vakasından kurtuluyoruz.Sabah ateşini yaktıktan sonra odunların köze dönüşmesi heyecanla bekliyorum.Kamp ile alakalı youtube’da video izlerken patates içinde nasıl yumurta pişirileceğini görmüştüm ve denemeden edemezdim.3 denemenin 3 ü de başarılı ve leziz bir sonuç verdi.Sonuç olarak youtube’a karşı tekrardan hayran kaldım:)

közde patates yumurta pişirmek kamp camping

Kamp esnasında da yalnız değildik.Sinek ve karınca türevleri beni çok rahatsız etmese de arkadaşlara rahat ettirmediler.Böcek kovucu sürünerek ve yemek artıklarını çadırın uzağına ağzı açık şekilde koyarak sineklerin dikkatini bir nebze olsun dağıtabildik.Kamp çadırının iç tentesini de kapalı tutmaya özen gösterdik.Yoksa geceleyin çadırın üstünde gezen böcekler, çadırın içinde misafirimiz olabilirlerdi.

Yaklaşık 3 gün-2 gecelik kamp maceramızı hızlıca geçersek; bol bol ateş yaktık, sucuk sosis kızarttık, yedik, dinlendik,yüzdük, güldük,odun topladık, eğlendik, odun yonttuk, yedik uyuduk ve dinlendik…Ve yine dinlendik, kafa dinledik…Bunların hepsini doğanın içinde yapınca uyuması da kalkması da ayrı bir keyif verdi.Yaptıklarımızı belki hızlı bir şekilde geçebiliriz ama şehir içinde hissedemeyip kamp yaparken hissettiklerimiz çok farklı bir tecrübeydi.

enes beşinci fotoğraf çadır kamp camping orman

Genel olarak ilk kamp tecrübemiz çok güzel geçti.2 gece çok az geldi ancak tarihler çok müsait değildi.Kamp esnasında sadece Burak’ın çadırının pollerinin ayrık çıkması kötü bir süpriz oldu ama onu da hallettik Allah’a şükür 🙂 Yer seçimimiz mükemmeldi, deniz çok temiz ve bir o kadar da tuzluydu.Araba ile gittiğimiz için malzeme taşıma noktasında sıkıntı yaşamadık.Bu maceramız, bir dizinin pilot bölümü ya da bir oyunun tutorial kısmı gibi oldu.Temel kısımları yaşayarak gördük öğrendik eğlendik.Bundan sonra çadırlarımızı kamp alanlarına değil de daha doğal alanlara kurmak ümidi ile.

Doğaya çıkın, kamp kurun, mutlu olun ve sağlıcakla kalın…

Burak’ın yazısını buradan okuyabilirsiniz. Kamp videomuz :

9 Comments

Join the discussion and tell us your opinion.

Cihatreply
24 Temmuz 2015 at 19:31

Kamp için isteklendirici güzel bir yazı olmuş. Mühendisin dilinden kamp maceraları serisini bekliyoruz. Özellikle “kar ile kaplı” bir alandaki kamp macerasını 🙂

Enes Beşincireply
26 Temmuz 2015 at 17:22
– In reply to: Cihat

4 mevsimlik çadır alırsak neden olmasın 😀

Burakreply
24 Temmuz 2015 at 23:55

Eline sağlık emmi 😀 Sana bir pingback dönerim artık 😀

Enes Beşincireply
26 Temmuz 2015 at 17:24
– In reply to: Burak

Hala yayımlamadığına göre sağlam bir yazı geliyor demek ki! Pingback için ben de tetikteyim 🙂

İlk Kampımızdan Geriye Kalanlar | Burak Bayramreply
27 Temmuz 2015 at 11:55

[…] baya eğlenceli oldu. Buradan onlara da selam olsun. Enes’in yazısı için sizi buradan […]

Metinreply
27 Temmuz 2015 at 12:34

Resimlerle birlikte çok keyifli bir yazı olmuş 🙂

Enes Beşincireply
2 Ağustos 2015 at 17:37
– In reply to: Metin

Teşekkürler 🙂

Görkem Yükselreply
8 Mayıs 2017 at 21:26

Kamp konusuna yeni merak saldım açıkcası ve yazınız güzel bir ilham kaynağı oldu teşekkürler 🙂

Cenk Öztürkreply
18 Ocak 2018 at 12:01

Güzel bir kamp etkinliği olmuş

Leave a reply