Okudum : Cehennem – Dan Brown

Merhabalar, okuduğum kitaplarla ilgili yazmaya karar verdiğim ilk yazıya hoşgeldiniz !

Öncelikle “Melekler ve Şeytanlar” ile başlayan Dan Brown hayranlığım, yazarın Da Vinci Şifresi, Dijital Kale ve özellikle İhanet Noktası adlı kitaplarıyla daha da artmıştı ama …

Evet bu cümleden sonra gelen “ama” kelimesi size kitap ile ilgili ne düşündüğümü %90 oranında gösteriyor olsa gerek.Sebebini açıklamadan önce kitabın konusunu hızlıca özetlemek isterim.

Dan Brown’nun diğer kitaplarında yer alan ana karakter, ünlü simgebilim uzmanı Robert Langdon‘ın Florensa’da bir hastane odasında bilinçsiz bir şekilde uyanmasıyla başlıyor.Hastane yatağından kalkar kalkmaz başlayan kovalamacaların arasında Robert cebinde daha önce görmediği bir cisim görüyor ve bu cismi biraz kurcaladıktan sonra Rönesansın ünlü isimlerinden Dante Alighieri‘nin İlahi Komedya yapıtına göndermeler içerdiğini farkediyor.Bundan sonra da aklınıza hiç gelmeyecek olaylar zinciri başlamış oluyor.Kitapta genel olarak şu soruyu içselleştireceksiniz :

“Dünyayı kurtarmak için başka insanları feda edermiydiniz ?”

Sanat tarihine yönelik önemli bilgiler barındıran kitabın Florensa ve İstanbul’da geçmesi çok isabetli olmuş.Ancak hikayenin İstanbul’da geçen kısımları diğerlerine göre çok daha az, baştan uyarmakta fayda var.

Benim özensiz yazılmış bu kısacık neredeyse hiç bilgi vermeyen özet kısmını geçip, içimdekileri dökme vakti geldi.

Öncelikle Dan Brown kitaplarında bir klasik vardır.Kitabın sonuna gelindiğinde okuru şaşırtmak ister ama her zaman aynı metodla ! Yöntem basit : Kitabı okuyorsunuz, son 100 sayfaya geldiginizde kitapta kimin kötü kimin iyi olduğunu düşünün.Düşündünüz mü ? Şimdi iyiyle kötüyü yer değiştirin.İşlem tamamdır !

Şimdi kitabın herhangi bir sayfasındasınız, Robert Langdon ve yanındaki partneri ( genelde partneri olur ve bayandır) tam yakalanacakları sırada şöyle bir nefes alın.Çünkü yakalanmayacaklar vs.. vs..

(Keşke kitabı George R.R. Martin ile beraber yazsalarmış.Sıkıldım bu Robert’dan !  😀 )

Dan Brown’un bir uslubu var her yazar gibi, tamam saygılar ama tüm romanlarının tek bir sanat tarihçisi üstünden yürümesi realiteyi azaltmıyor değil.Dan Brown’nın “Melekler ve Şeytanlar” ve “Da Vinci Şifresi” ile başarı yakalaması, bu kitabını sadece para için yazmış gibi hissettiriyor.Yakıştıramadım reis ! Hatta internette Dan Brown Inferno diye aradığım zaman çok beğendiğim şu başlığı buldum : “The heroic absurdity of Dan Brown” . Neyse ben bu başlık yazısındaki kadar yerden yere vurmayacağım ama son sözüm :

Eğer Dan Brown’nın diğer kitaplarını okuduysanız bunu okumayın, eğer daha önce hiç Dan Brown kitabı okumadıysanız başka bir kitabını okuyun !

Selametle …

2 Comments

Join the discussion and tell us your opinion.

Tutkulubiryazarreply
13 Temmuz 2014 at 07:37

Paylaşımına kurban oliiiiiiiiiiim 🙂 bana bi şarkıyı hatırlattınız sevgili yazar: http://www.youtube.com/watch?v=LL1feM0vnq0

Sende ışık var enescim 🙂 bravo a toi 😉

Enes Beşincireply
13 Temmuz 2014 at 22:06
– In reply to: Tutkulubiryazar

Merci beaucoup 🙂 O şarkı da unutulmaz -.-

Reply to Enes Beşinci Cevabı iptal et