Sokaklarda Doğan Çizimler

Masa lambası, bir fincan çay, arkada güzel bir müzik ve tek başına resim yapmak… Şu son 1-2 aya kadar resim yapmak ya da bir şeyler çizmek benim için böyle bir ortam ifade ediyordu ama artık değişti. Özellikle anatomi ve figür çalışmalarımı arttırmaya başlayınca kendimi dışarıda gerçek hayattan çizimler yapmaya zorladım. E tabi öyle bir anda olmuyor rahatlık alanının dışına çıkmak ama çıkınca da gördüm ki resim çizerken de dinamik bir ortamda bulunmak mümkünmüş.

Benim için dışarıda çizmek hala yeni iken daha güzel bir olay oldu ve urbansketchersistanbul grubunu keşfettim. Kısaca urbansketchers dediğimiz kişiler; ellerine kağıdı, kalemi, boyalarını alıp şehrin, günlük yaşamın kesitlerini resmeden insanlar demek. Uzun zamandır yabancı sanatçıların, çizerlerin sosyal medyada böyle resimler paylaştıklarını, hatta grup olarak etkinlik yaptıklarını görüyordum. Ama o kadar araştırmama rağmen Türkiye’de buna benzer bir gruba rastlayamamıştım. Ta ki geçen haftaya kadar. Instagram’da birisinin hikaye paylaşımında denk geldiğim bu grup meğersem neredeyse her pazar buluşuyorlarmış. O zaman pazar günü görüşürüz dedim 🙂

Pazar sabahı gelince, çantamda bir dolu kalem, boya, kağıt; elimde de google maps ile çıktık yola. Durağımız Beyoğlu Ömer Avni Parkı. Kabataş’ın yukarısında kalan bu küçük mahalle parkına gelince önce kahvaltı ardından çizime koyulduk. Bir yandan ağaçların altında kuşların arasında, bir yandan da eski ahşap ve taş mimarilerin ortasında elimizde kalem, fırçalarla başladık çizmeye. Gölgeler önce kısaldı, sonra tekrar uzamaya başladı. Biz hala çiziyorduk 🙂

Gün içerisinde çizim yapmaya meraklı insanlarla beraber resim konuşabildiğim, yeni şeyler öğrenip farklı deneyimler yaşadığım bu etkinlik için urbansketchersistanbul’a teşekkür ederim. Bundan sonraki etkinliklere vaktim oldukça katılıp sosyal medyadan paylaşacağım. Siz de amatör / profesyonel bir çizer iseniz mutlaka dışarıya çıkıp hayatın içinden çizmenizi tavsiye ederim. Hatta İstanbul’daysanız buyurun beraber çizelim.

 

160 gr. kağıt üzerine suluboya

Grubun instagram sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Peki yanıma neler aldım, neler kullandım ?

Aslında bu işin bir kuralı yok. Ama hızlı kuruması, taşınabilir olması, renk karışımlarının pratik olarak yapılabilmesi gibi sebeplerden genellikle sulu boya tercih ediliyor. Ben de çantama bez, suluboya, farklı boylarda kestiğim suluboya kağıtlarımı vs aldım.  Suluboyayı çok ıslak kullanan birisi olarak normal eskiz kağıdına suluboya yapmıyorum ancak ısınma olsun diye rahat bir şekilde eskiz kağıdına suluboya yapmaya başlayınca az su kullanıldığı takdirde kağıdın boyayı rahat bir şekilde kaldırabildiğini farkettim. Özellikle dışarıda rahat bir şekilde suluboya yapmak istiyorsanız, su hazneli fırçalardan da almanızı tavsiye ederim.

 

Gün sonuna doğru eskizi çok serbest yapıp yetiştiremediğim yarım çalışma

Sırada ne var ?

Olur da dışarıda çizme işini sıklaştırırsam alınacaklar arasında, taşınabilir sandalye, ve dışarıda kullanabileceğim ayaklı çizim sehpasını ekledim. Bunun sebebi bacağınızın üzerinde bir yandan çizim yaparken bir yandan suluboyayı tutmak hem biraz zorlayabiliyor, hem de uzun süren çizimlerde yorgunluğa sebep olabiliyor. Bunun yanısıra kesilmiş kağıtlardan ziyade suluboya için çizim defteri de işi kolaylaştıran bir unsur.

Ben bu yazıyı yayınlarken zaten bir sonraki urbansketch lokasyonu belli olmuş. Cihangir’deki etkinliğin de çizimlerini sosyal medyada paylaşırım. Beni Instagram‘da takip etmeyi unutmayın, görüşmek üzere 🙂

Share your thoughts